İBRAHİM SARAÇOĞLU HAVUÇ KÜRÜ

admin 13 Şubat 2011 0

Unutkanlığa karşı ve  cinsel performans için havuç kürü
İbrahim SARAÇOĞLU Havuç Kürü

Havuca ayrıcalık kazandıran birkaç özelliğini hemen belirteyim; Unutkanlığınız mı başladı? Onun taze sıkılmış suyunu kür olarak uyguladığınızda, unutkanlığınızın ortadan kalktığını aynı zamanda algılama gücünüzdeki artışı gözlemleyebilirsiniz. Tüm bunların yanında havuç kürü,
-Cinsel gücü artırıcı
-Erken bunama (demans)
-Alzheimer
-Kalp krizi
-Deri ve akciğer kanseri
-Kronik baş ağrısına
karşı da önleyicidir. Unutmayınız ki, sonradan kazanılmış hiçbir hastalık çaresiz değildir. Sonradan kazanılmış olan hastalıkların hemen hemen tamamı önlenebilir. Önlemek ve korunmak insanın kendi elindedir.
Tavşanlar çok hızlı çoğalan hayvanlardır. Bu hayvanların çok hızlı çoğalmalarının arkasındaki etken kendisiyle özdeşleşen bitkidir ve bu da havuçtur. Havuç seks hormonlarını aktive eden bir sebzedir. Tavşanın havucu severek tükettiğini hemen herkes bilir. Ancak, havucun cinsel arzuyu tetikleyen özelliğinin olabileceğini düşünmek kimsenin aklına gelmezdi.
Son birkaç yıldan bu yana yapılan araştırmalar havucun hem düşünme gücünü artırdığını hem de iktidarsızlığa karşı  önleyici güç olduğunu ortaya koymaya başlamıştır. Havuç, cinsel dürtüyü de artırma özelliğine sahiptir.
Havuç kürünü aşağıda önerdiğim şekilde uygularsanız, cinsel gücünüzdeki artışı kısa zamanda fark edersiniz. Aynı zamanda unutkanlığa karşı muhteşem bir silah oluşturmaktadır. Unutkanlık şikâyetiniz var ise, taze sıkılmış havuç suyu kürü bu anlamda çok iyi bir yardımcıdır.

Havucun içerdiği falcarinol etkin maddesinin iki önemli etkisi vardır. Tıp dili ile söylemek gerekirse, falcarinol maddesi anti-neoplastik özelliği olan etkin bir maddedir. Bu bakımdan havuç kansere karşı önleyicidir. İkincisi ise bu etkin maddenin antitümör etki göstermesidir.

Havucun bu özelliğinden istifade edebilmeniz için onun kürünü yapmak gerekir. Yemeklerinizde veya salatanızda tercihli olarak kullanacağınız havuç bir beslenme şeklidir. Eğer onun tedavi veya önleyici gücünden faydalanmak istiyorsanız, mutlaka kürünü uygulamanız gerekir. Havuç, özellikle deri ve akciğer kanserine karşı mükemmel bir önleyicidir. Prostat, pankreas veya meme kanserine karşı bu önleyici gücü yok denecek azdır. Bir bitkinin kansere karşı önleyici gücünden bahsediliyor ise, mutlaka hangi kanser türüne karşı etkili olduğu sorulmalı ve öğrenilmelidir.
Havucun  en çok neye yaradığını kime sorarsanız sorun, hemen gözlere iyi geldiği cevabını alırsınız. Benim yapmış olduğum araştırmalara göre gözlerimiz için havuçtan çok daha faydalı ve güçlü olan sebze domatestir. Havuç bol miktarda A vitamini içerdiğinden dolayı gözler için faydalıdır. Ancak burada bilmemiz gereken nokta A vitamininin yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Havuç suyunu doğrudan içtiğimiz taktirde içerdiği A vitamininden tam anlamıyla istifade edemeyiz.
İçerdiği A vitaminini büyük bir oranda vücudumuza kazandırmak istiyorsak, bu taktirdebir bardak havuç suyunun içerisine iki-üç damla sıvı yağ damlatmamız gerekir.Damlatılan bu sıvı yağ havucun içerdiği A vitamininin çok daha büyük oranda vücudumuz tarafından emilmesini sağlayacaktır. Avrupa’nın bazı şehirlerinde  taze meyve suyu satan dükkânlarda havuç suyu sipariş ettiğiniz zaman, “birkaç damla sıvı yağ damlatalım mı?”diye sorarlar.

HAVUÇ KÜRÜ :

Taze olarak tüketilmeli
Havuç Kürü Şifa Dağıtıyor Üç ay boyunca her günakşam yemeğinden iki saat sonra taze sıkılmış bir bardak havuç suyu içilir. Üç ay tamamlandıktan sonra haftada en fazla 2-3 defa yine akşam yemeklerinden iki saat sonra bir bardak havuç suyu içmeyi alışkanlık haline getirmek gerekir. Havuç suyunu içtikten sonra üzerine başka bir şey tüketmemeye özen gösterilmelidir. Her gün akşam taze olarak hazırlanması ve fazla bekletilmeden tüketilmesi gerekir.
Bu uygulama aynı zamanda akciğer, deri kanserine ve de kalp krizine karşı da bir önleyicidir. Günün kürü ile havucun  bütün özelliklerinden istifade ediyorsunuz demektir. Piyasada satılan hazır havuç suları bu amaç için kullanıldığı taktirde başarı oranı yüzde 70 oranında azalabilmektedir. Bu nedenle havuç suyunu kendiniz mutfağınızda taze olarak hazırlarsanız çok daha başarılı sonuç alırsınız.

BİLİYOR MUYDUNUZ?
Havuç kürü, insan vücudunda bulunan OGG1 (8-OxoGuanine DNA Glycosylase) enzimini aktive etme özelliğine sahiptir. OGG1 enziminin aktivitesinin düşüklüğü, akciğer kanserinin oluşumunda oldukça etkilidir. Akciğer kanserine yakalanmış hastalarda OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olduğu gözlenmiştir. Yapılan klinik deneyler OGG1 enziminin aktivitesinin düşük olması durumunda, akciğer kanserine yakalanma riskinin on misli artış gösterdiğini ortaya koymuştur. Taze sıkılmış havuç suyu kürü, OGG1 enziminin aktivitesini yükselterek, bu kanser türüne karşı güçlü bir önleyici özellik göstermektedir. Bu özellik aynı zamanda keçiboynuzu (harnup) küründe de bulunmaktadır.

Mide yanmasına karşı etkili
Havuçta bulunan alpha-phellandrene, cinnamic acid maddeleri güçlü bir laxative özelliğe sahip olduğundan, bağırsak sisteminin sağlıklı çalışmasında oldukça etkilidir. Taze sıkılmış havuç suyu bununla da kalmayıp, bağırsaklarda oluşan ve bağırsak kanserine yol açabilen nitrozamini, nötralize edebilen zararsız hale dönüştüren (antinitrosaminic) etkin maddelere sahiptir. Havuç suyunun önemli bir özelliği yemek borusu ve mide yanmasına karşı olan gücüdür.  Eğer mevsiminden dolayı veya herhangi bir nedenle havuç bulunamıyorsa, sadece ve sadece iki yudum olarak içilecek olan soğuk sütün, yemek borusu ve mide yanmasına karşı nasıl etkili olduğunu içtikten 3-4 dakika sonra hissedeceklerdir. [Havucun diğer faydaları]

Alzheimer hastalığını iyileştirici gücü yaklaşık yüzde 30 oranındadır.


Havuç kürünü uygulayan hasta yakınları anlatıyor

Annemin rahatsızlığı durdu

N.D. İstanbul’da noterde çalışan bir memur. Annesinin yaklaşık 6 yıldır ileri dönem Alzheimer hastası olduğunu anlatıyor:

“Durumu giderek kötüye gidiyordu. Havuç kürünü uyguladık. Annemin rahatsızlığı durdu. İlerlemiyor. Annemin kontrollerine gelen hekim, Ne oldu?
Annenizin hastalığında ilerleme görmüyorum. Bu normal değil. Annenize, pozitif enerjinizden mi verdiniz? dedi.”
N.D. hekime havuç kürü uyguladığından bahsedemediğini söylüyor. “Biliyorum ki, söylersem hekim inanmayacak” diyor.

Babam eski yaşamına döndü
Ankaralı bir avukat. Babası B.Ç. Emekli Sandığından emekli ve 68 yaşında. “Tavla oynamak ikimiz içinde büyük bir keyifti” diye anlatıyor: “Babam, tavla oynamayı yavaş yavaş sıkıcı bulmaya başladı. Aradan belirli bir zaman geçtikten sonra da, tavla oynarken belirgin hatalar yapmaya başlamıştı. Annem, babamın unutkanlıklarının arttığını, örneğin markete gidip döndüğünde basit bir toplama işleminde zorlandığını ve takıldığını anlatıyordu. Doktora gittiğimizde konulan teşhis, başlangıç evresinde Alzheimer idi. Bir arkadaşımdan havuç kürünü duyduğumda, Bu iş bu kadar basit mi? diye düşündüm. Bir ay boyunca kürü uyguladık. Şimdi babamla karşılıklı, büyük bir keyif alarak tavla oynayabiliyoruz. Annem, babamın unutkanlıklarının büyük bir oranda ortadan kalktığını söylüyor. Babam tekrar eski yaşamına döndü. Markete gidip geldiğinde hesap bile yapmıyor. Dergi ve gazete okumaya başladı.” Telefon ile görüştüğü Saraçoğlu, kendilerine, hekim kontrollerini ve önerileri ile havuç kürünü ihmal etmemelerini tavsiye etmiş.

Artık eşimle el ele tutuşabiliyoruz.
Erol Üstünel, geçtiğimiz yıl sonlarında tanıştığı havuç kürü tedavisi ile 8 yıldır Alzheimer hastalığı ile boğuşan eşinde önemli ilerlemeler olduğunu söylüyor. Üstünel, “Ben kişisel merakımdan dolayı doğal tedavi yöntemleriyle ilgileniyordum. Yaklaşık bir yıl kadar önce ibrahim Saraçoğlu’nun doğal tedavi yöntemleri ile ilgili bir kitabı elime geçti.
Bu kitapta havuç kürünün göz sağlığının yanı sıra prostat tedavisinde kullanıldığı yazıyordu. Ayrıca, havucun içinde bulunan maddelerin vücuttaki kaybolan hücrelerin yenilenmesine yardımcı olduğu, bu nedenle Alzheimer hastalığının tedavisinde de kullanılabileceği anlatılıyordu” diyor.
Bu yazıyı okuduktan sonra 8 yıldır Alzheimer ile mücadele eden karısı için yeni bir umut ışığı doğduğuna inanan Üstünel, kürü uygulamaya başlamış. Üstünel bundan sonrasını şöyle anlatıyor: “Eşim 81 yaşında ve 8 yıldır Alzheimer hastası. Doktorların uyguladığı tedavi ile çok hızlı ilerleyen bu hastalık yavaşlatılmışı. Fakat ne kadar yavaşlatılırsa yavaşlatılsın, artık hiçbir şeye cevap veremeyen, tepki göstermeyen, bir kenarda sadece oturan bir beden haline gelmişti. Hastalığın sonucu olarak idrarını bile tutamıyordu. Havuç kürü tedavisini okuduktan sonra denemeye karar verdim. Bir ay boyunca her gün bir bardak havuç suyu sıktım. İçine birkaç damla da zeytin yağı damlatıp eşime içirdim. Bir ayın sonunda ilk değişimleri görmeye başladım.” Üstünel, yaklaşık bir aylık kürün ardından eşinin etrafındaki insanları tanımaya ve konuşamasa bile tepki göstermeye başladığını belirtiyor ve ekliyor:
“Sonra Antalya’ya giderek İbrahim Saraçoğlu ile bir araya geldim ve yaşanan gelişmeleri anlattım. Kendisi bana havuç kürü ile birlikte vücudun yeni hücre üretimine başladığını ve kesildikten sonra da tepki olarak bu üretimin devam ettiğini söyledi. Daha sonra üç ay boyunca bu kürü uygulamaya devam ettim ve karımın hastalığındaki gerileme, artık hemen herkesin fark edebileceği boyutlara ulaştı. Doktorlar bile karımın yaşadığı bu ilerlemeye şaşıyorlar. Hala konuşamıyor, fakat, benim söylediklerime tepki gösteriyor, hatta cevaplamaya çalışıyor. El ele tutuşabiliyoruz. Her sabah çok daha zinde uyanıyor ve artık idrarını tutabildiğini de görüyorum. Tuvalet ihtiyacı hissettiğinde, bir şekilde bize anlatıyor ve tuvalete götürüyorum. Bütün bu gelişmeler havuç kürü ile başladı.”

Dikkat: Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı kesinlikle yoktur. Bir rahatsızlığınız var ise, mutlaka bir hekime danışınız.

YORUM YAP »